antabus

Antabus Kitap Yorumu

Antabus, ilk kez duyduğum bir kelime. Anlamını kesinlikle bu kitabı okuyana kadar bilmiyordum. Bu kitaba neden antubus demişler diye kendimce düşünmüş, mutlaka kitabın bir yerlerinde cevabı yazıyor diye kendime cevap vermiş, anlamını araştıramamıştım. 

Şimdi kitap bitince ne olduğunu öğrendim.

Antabus; Alkolün esiri olmuş kişileri yani alkolik olan şahısları, alkolden soğutmak yada tiksindirmek için kullanılan ilaç türüdür. İçindeki maddeden dolayı disülfiram olarak da bilinen bu ilaç alkolün metabolizmasını değiştirir.

Antabus yazarın okuduğum ilk kitabı. Şimdi iyi ki de okumuşum hissi içindeyim.
 Antabus, kısacık bir roman. 112 sayfa.

Bir başladığınızda bir çırpıda okuyabileceğiniz çarpıcı bir roman. 

Kitap bildiğimiz gerçekleri tekrar ediyor ve sizi içine alıyor ve dramatik bir yaşam öyküsünü size sunuyor.

Her kadın dünyaya şanslı gelmiyor diyerek kitabı anlatmaya başlıyorum.

Köyden İstanbul’a gelen Leyla evden dışarı çıkmayan bir genç kızdır. Ailesinin amacı İstanbul’da ev sahibi olmaktır. Leyla’da eve para getirsin isterler ve Leyla’nın da çalışmasına karar verirler.

Leyla amcasının tanıdığı bir konfeksiyonda ortacı olarak işe başlar. Leyla için işe girmek bir hava almak, bir nevi özgürlüktür, bir kaçıştır. 

 Leyla için her şeyin başladığı yer, işte o konfeksiyon atölyesisidir.

Leyla için her şeyin başladığı yer, işte o konfeksiyon atölyesisidir. 

Siz bildiniz mi? Ben bildim. (Leyla arada böyle sözler kullanıyor kitapta, “Ben bildim.”)

Devamı oku 

Beğen & Paylaş:

Post Author: elmaspiriltilari

Ve Ben… Kendime bazen şöyle diyorum: Güzeller güzeli iki çocuk annesi, öğrenci, ev hanımı ayrıca yetkili otomotiv servisinde çalışan arabaları çok seven bir müşteri danışmanı. Bu kadar uğraşın arasında, kitap okumak vazgeçemediğim bir tutkum. Oğlum Berke ile yaptığım etkinliklerden aldığım zevk paha biçilemez düzeyde. Kızım Damla ile türk kahvesi eşliğinde yaptığımız sohbetlerin tadı hiçbir yerde yok. Takip ettiğimiz dizlerin yorumunu yapmak, tartışmak ayrı bir eğlence. Tipik bir aslan burcuyum. Başarısızlığa ve bilgilerini kendine saklayanlara tahammülüm yok. Yemeyi ve ayrıca yapmayı çok sevenlerdenim. Dünyaya yeniden gelsem kendi yaptığım yemekleri sunacak küçük bir göl manzaralı lokanta sahibi olmak isterdim. Karadenizli olduğumdan denizi olmayan bir şehirde yaşayamam. Yeşili, çiçekleri ve hayvanları çok severim. Köpeğimiz Lucky kaybolduğundan beri bir daha evde hayvan beslemedim. Birçok kadın gibi alışveriş yapmaktan, yeni yerler ve yeni tatlar edinmekten, bulunduğum her ortamda yeni yüzler tanımaktan mutluluk duyarım. Çikolatasız yaşayamam. Fotoğraf çekmek bir tutku benim için. Paylaşımdan korkmam. Benim gördüğüm güzellikleri başkaları da görsün isterim. Sürekli bir şeyleri fotoğraflarım. Her kötülükten veya olumsuzluktan bir ders çıkarılması gerektiğine inanırım. İyilik her zaman kazanır derim. Kazınır da. İyilikten vazgeçme… Temizlik gibisi yok. İyi ki de bulaşık ve çamaşır makinesi icat edilmiş. Yoksa ne yapardık:))) Eski olan her şey ilgimi çeker. Eski zamana yapılmış filmleri seyretmeye bayılırım. Tabak çanak almaya, bakmaya doyamadığım bir şey. Deterjan kokusu gibi yoktur. En büyük aç gözlülüğüm sürekli kitap almak. Hayatımdaki en önemli varlıklarım ilk önce biri sağ, biri sol gözüm olan çocuklarım. Ailem onlardan sonra geliyor. Hayatta her şeyin bir sıralaması varmış. Bu durumu anne olduktan sonra anladım. Anne olmak Allah’ın kadınlara bahşettiği en güzel şey olduğunu düşünüyorum. Canım annemi anne olduktan sonra daha fazla düşünüyorum. Zaten duygusalım, her şeye ağlarım ama anne olduktan sonra daha da hassaslaştım. En sevmediğim özelliğim kafamın içinde sürekli konuşmak ve duygularımı o an saklayamamak. Ben buyum işte. Adım Elmas. Bazılarında göre elmas gibi parlayan...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir