aramızda kalsın kitap

Aramızda Kalsın Kitap Yorumu

Merhaba,

Bugün sizlere Alişan Kaplıkaya ve Hatice Gürses tarafından yazılmış Aramızda Kalsın kitabındna bahsetmek istiyorum. Kitap Yediveren Yayınları tarafından 2016 ‘da yayımlanmış. Toplam 302 sayfa.

Kitap, çeşitli yerlerde seminerler veren hayatını eğitime adamış bir öğretmenin seminerlerinden biri sırasında Melek öğretmenle tanışması ile başlıyor. Seminer bitiminde yanına gelen Melek öğretmen onu kutlayarak başlıyor konuşmaya. Ardından ikili arasında ki sohbet öyle bir hal alıyor ki, akşam Melek öğretmenin yaşadıklarını dinlemek için bir araya geliyorlar.

“Hangisinden başlasam bilmiyorum. Çok özlediği babasının gelişini pencerede bekleyen minik Melek’ten mi, lisede öğretmeni tarafından taciz edilen ve bunu ispatlayamadığı için orospu damgası yiyen Melek’ten mi, üniversitede tanımadığı birinin tecavüzüne uğrayan Melek’ten mi, evli olduğu halde içindeki boşluğu doldurmak için başkalarında aşk arayan Melek’ten mi…”

Genel olarak Melek öğretmenin anlattıkları ile ilerleyen kitapta ara sıra ruhu ezilmiş bu kadına sorduğu sorularla kendisini de sorgulatan yazar, kitabın devamının geleceğini bizlere sonunda tiyo vermiş.

 

Kitabı elime aldığımda arka kapak yazısı beni çok meraklandırmıştı.

whatsapp-image-2017-01-28-at-13-42-28

Peki bunları hissettirdi mi? çok gülmedim Bir iki sayfa dışında sizi bırakın güldürecek, gülümsetecek olaylar yaşanmıyor ne yazık ki.  Melek öğretmenin başına gelenleri okudukça, yok artık dediğim ise doğru. Çok şanssız bir kız. Herşey onun başına gelmiş ve o çıkamamış içine düştüğü durumdan

Kitapta toplum baskısı, elelam ne der, ilgisiz anne -babaların çocuk dünyasını ne hale getirdiğini okumak mümkün. Peki herkes Melek öğretmen gibi mi yapardı derseniz, hayır.. Biraz da kişilik ve genetik miras ile ilgili bir durum olsa gerek.

 

Yazar bana kızacak belki ama, hapise girmesi dışında başına gelen bir çok şey Melek öğretmenin hatası. Başına gelenler yanlış bir tabir oldu sanırım. Başına gelenlerden sonra ki seçimler demek istiyorum. Çünkü fakir semtlerde yaşayan çocukların kaderidir, kendini eksik hissetmek, anne babanın el alem odaklı yaşaması. Genelde tacize de uğrar bu kızlar. Çünkü paran yoksa güçsüz görünürsün, hakkını arayamaz sanırlar. İşte yol ayrımı burada başlıyor sanırım. Elalem odaklı bir ailen varsa, kendi ayakların üzerinde durana kadar asi davranmayacaksın bence. Gücünü eline aldığında, kimseye eyvallah demek zorunda kalmadan hayatını yeniden kurabilirsin.

 

Bambaşka bir dünyayı tanımak istiyorsanız kitabı okumanızı tavsiye ederim. Çünkü kitapta yazılanlar, gerçek hayatta bir yerlerde mutlaka yaşanıyor. Belki bir çoğunuza imkansız gelecek okuduklarınız ama var arkadaşlar. Plazalar dışında, sosyal medyadan uzak, insan olmanın cebinizdeki para ile ölçüldüğü, kadınların dayak yediği, erkeklerin evde oturup yeri geldiğinde eve para getiren karısına orospu dediği hayatlar var.

Bir başka kitap yorumunda görüşmek üzere

Sevgiler

Şafak

 

 

Beğen & Paylaş:

Post Author: safagindunyasi

Eskiden bankacı, şimdi ev hanımı. Hüsnü ve Fikriye’nin kızı, Kemal ve Elif Miray’ın ablası, Ege ve Efe Deniz’in annesi Alp Tolga’nın eşiyim ben. Başıma ne gelirse gelsin , savaşmaktan asla vazgeçmem. Tam bir kova kadınıyım ama iyi niyetim beni üzdükleri an biter.Dışarıdan bakıldığında çok sakin ve sessiz olarak görülsem de görüntü sizi aldatmasın. Bir noktaya kadar sabreden, sonrasında tüm gemileri yakıp yeniden başlayacak kadar cesur biriyim. 41 yaşındayım, 41 kere maşallah demeyi unutmayın :) Doğduğumdan beri BeşiktAŞKlıyım. Küçüklükten beri günlük tutardım. Yine günlük tutuyorum ama internette :) Oğullarıma anılarımı bırakmak için kurduğum www.safagindunyasi.com blogunu yönetmekten ve orada paylaşımlar yapmaktan çok hoşlanıyorum. Ölene kadar da sürdürmek istiyorum. Ayrıca tarafsız satın alma rehberş+ yaşam portalı olan Bloggerlar Paylaşıyor 'un kurucusu ve editörüyüm.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir