Bir Deli Ayaz Kitap Yorumu

Sert, dondurucu rüzgârları bilir misin? Esip geçtiği zaman baharın renkleri değişir. Senin hayatında esmeye başladığı anda ise kaderinde yazılı yol ayrımlarına sürüklendiğini haber verir. Şiddeti artar oralarda, yakıcılığı da. Çalar senin renklerini de bahardan çiçekleri kopardığı gibi. Ayaz denir bunu bir deli ayaz…

Merhabalar

Sevgili yazarımın okuduğum dördüncü kitabı. Her kitabı benim için ayrı güzel. Bir Deli Ayaz ilk ben romantik komedi kitabı okuyacağız, çok keyif alacağımızı düşünmüştüm. Yazar tamamen ters köşe yaparak farklı bir konu seçmiş. İki zıt karakter. İki idealist genç. iki asi ruh. İki inatçı.

Yasemin ve Ayaz

Günalan kasabasında yaşayan iki genç olan Yasemin ve Ayaz’ın geçmiş ve günümüzle bağlantılı ilerleyen yaşam olgularını okuyorsunuz. Gıcık ve dikleşmelerle giden bir arkadaşlığın, arkadaşlık ötesine nasıl geçtiğini, düşüncelerin, kararların nasıl değiştiğini görüyorsunuz.

Olaylardan ziyade iç seslere ve düşüncelere değinen kitapta çıldırmamak mümkün değil. Okuduğunuz her satırda Yasemin’ in Ayaz’a olan delice bağlılığını görebiliyor Ayaz’ın tepkisiz hallerinde onu boğmak istiyorsunuz.  Ayaz’ı sonradan okuyup hissettiğinizde de gerçek kalbini görüyor bu sefer onu affediyorsunuz. Bu çok gelgitli ilişki sizi başka başka düşüncelere sokarken yazarın neden bu kitabı yazdığını anlıyorsunuz.

Neden? Sevmek, sevgini yaşamak bu kadar kolayken, zorluğu seçersin? Açık yürekli olmak varken, kapalı kapılar ardına sevgini hapsedersin? Sevildiğini bilip, sende severken kaçarsın? Mücadele etmek yerine kaçmak neden ki?

Yasemin’in tutarsız halleri, Ayaz’ın  kararlarından geri adım atmaması beni bazen benden aldı. İkisi de yeri geldi hiç esnemedi.

Uzun uzadıya geçen sayfalar hüzünlü ve karamsar geçse de sonralara doğru güzellikler oldukça yoğundu.

Roman iki kişi arasında ilerliyor gibi gözükse de Leyla, Gölge’ye değinen sayfalar bence bambaşkaydı. Selen cadısını paralamak istemiş olabilirim.

Finalde yine güzel sonlar bizi bekledi. Ayazım Yasemin artık uzlaştı.

Birbirini sevmeye korkan iki karakteri anlatan Bir Deli Ayaz sevdiğim kitaplar arasında yerini sabitledi.

 

Titremez cansız, buz gibi taşın üzerindeki ellerin. Isıtır onu yanında seninle beraber üşeyen insanın içindeki sonsuz yangın.

Beğen & Paylaş:

Post Author: elmaspiriltilari

Ve Ben… Kendime bazen şöyle diyorum: Güzeller güzeli iki çocuk annesi, öğrenci, ev hanımı ayrıca yetkili otomotiv servisinde çalışan arabaları çok seven bir müşteri danışmanı. Bu kadar uğraşın arasında, kitap okumak vazgeçemediğim bir tutkum. Oğlum Berke ile yaptığım etkinliklerden aldığım zevk paha biçilemez düzeyde. Kızım Damla ile türk kahvesi eşliğinde yaptığımız sohbetlerin tadı hiçbir yerde yok. Takip ettiğimiz dizlerin yorumunu yapmak, tartışmak ayrı bir eğlence. Tipik bir aslan burcuyum. Başarısızlığa ve bilgilerini kendine saklayanlara tahammülüm yok. Yemeyi ve ayrıca yapmayı çok sevenlerdenim. Dünyaya yeniden gelsem kendi yaptığım yemekleri sunacak küçük bir göl manzaralı lokanta sahibi olmak isterdim. Karadenizli olduğumdan denizi olmayan bir şehirde yaşayamam. Yeşili, çiçekleri ve hayvanları çok severim. Köpeğimiz Lucky kaybolduğundan beri bir daha evde hayvan beslemedim. Birçok kadın gibi alışveriş yapmaktan, yeni yerler ve yeni tatlar edinmekten, bulunduğum her ortamda yeni yüzler tanımaktan mutluluk duyarım. Çikolatasız yaşayamam. Fotoğraf çekmek bir tutku benim için. Paylaşımdan korkmam. Benim gördüğüm güzellikleri başkaları da görsün isterim. Sürekli bir şeyleri fotoğraflarım. Her kötülükten veya olumsuzluktan bir ders çıkarılması gerektiğine inanırım. İyilik her zaman kazanır derim. Kazınır da. İyilikten vazgeçme… Temizlik gibisi yok. İyi ki de bulaşık ve çamaşır makinesi icat edilmiş. Yoksa ne yapardık:))) Eski olan her şey ilgimi çeker. Eski zamana yapılmış filmleri seyretmeye bayılırım. Tabak çanak almaya, bakmaya doyamadığım bir şey. Deterjan kokusu gibi yoktur. En büyük aç gözlülüğüm sürekli kitap almak. Hayatımdaki en önemli varlıklarım ilk önce biri sağ, biri sol gözüm olan çocuklarım. Ailem onlardan sonra geliyor. Hayatta her şeyin bir sıralaması varmış. Bu durumu anne olduktan sonra anladım. Anne olmak Allah’ın kadınlara bahşettiği en güzel şey olduğunu düşünüyorum. Canım annemi anne olduktan sonra daha fazla düşünüyorum. Zaten duygusalım, her şeye ağlarım ama anne olduktan sonra daha da hassaslaştım. En sevmediğim özelliğim kafamın içinde sürekli konuşmak ve duygularımı o an saklayamamak. Ben buyum işte. Adım Elmas. Bazılarında göre elmas gibi parlayan...

Bir Deli Ayaz Kitap Yorumu” için 2 yorum

  • Yurdagül ÇELİK

    (30 Mart 2018 - 14:51)

    Bu yazarın hiç bir kitabını okumadım.Ara ara kafa dağıtmak adına bu tür romanlar okumalı.Mutlu bir sonla bitmesine sevindim 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir