canakkale-yolunda-14-yasinda-asker

Çanakkale Yolunda 14 yaşında Asker Kitap Yorumu

ÇANAKKALE Yolunda 14 Yaşında Asker

Herkese merhaba,


Bugün sizinle okurken çok duygulandığım bir kitap ile tanıştırmak istiyorum. Aslında söz konusu Çanakkale savaşı ve Kurtuluş savaşı olduğunda duygulanmamam mümkün değil. Okurken, o günlere gittim, bu günleri değerlendirdim, kendimce fikirler yürüttüm ve hayatını kaybeden tüm halkımız için minnettarlığım daha da arttı. Evladını kaybeden annelerin yerine koydum kendimi. Küçücük yaşta savaşa katılan, daha silah bile tutmayı bilmeyen o minicik çocuklar için içim kan ağladı. Bir de şimdi ki zamanlara baktım. Ne kadar duyarsız olduğumuza, her gün gelen şehit haberlerinin nasıl da artık sadece rakamlardan ibaret algılandığına hayıflandım. Kendi kendime dedim ki, “Sen ne yapabilirsin ki? Herkes görmek istediği kadar görür, durmak istediği noktada durur.” Sonra kendime kızdım. Bir kişi, sadece bir kişinin bile içinde bir yerleri titretebilirsem, çocuklarıma kayıtsız şartsız vatanın ehemniyetini ve Türkiye Cumhuriyet’inin devamlılığının gerekliliğini öğretebilirsem, en azından  görevimi yerine getirmiş olurum. 


Hem Mustafa Kemal Paşa ‘da bütün o zor günlerde, halkına inanmadı mı? Kendine inanmadı mı? İnandı. O ve silah arkadaşlarının inancı bizi kurtardı. 


Şimdi size biraz kitaptan bahsedeyim. Aslında kitabı okumaya karar verdiğimde, Çanakkale Savaşı ile ilgili bir çoğunu internette de görebileceğimiz tarihi olaylara yer veriyor sanmıştım. Ancak okumaya başladığımda, bugünkü zaman ile başladığını gördüğümde biraz şaşırdım. Oldukça yaramaz olarak adlandırılan bir sınıf öğrencinin Çanakkale Şehitliği’ne yaptıkları gezi ile başlıyordu. Onların davranışları, vurdumduymazlıkları çekilir gibi değildi. Ama geziye yolda katılan Mualla öğretmenin sevecen halleri çocukların içinde ki cevheri ortaya çıkardı ve gezi boyunca bildiklerini, duyduklarını sınıf arkadaşları ile paylaşan duyarlı çocuklara dönüştüler. Bir tek Bela Metin hariç…

 

Devamını Oku

Beğen & Paylaş:

Post Author: safagindunyasi

Eskiden bankacı, şimdi ev hanımı. Hüsnü ve Fikriye’nin kızı, Kemal ve Elif Miray’ın ablası, Ege ve Efe Deniz’in annesi Alp Tolga’nın eşiyim ben. Başıma ne gelirse gelsin , savaşmaktan asla vazgeçmem. Tam bir kova kadınıyım ama iyi niyetim beni üzdükleri an biter.Dışarıdan bakıldığında çok sakin ve sessiz olarak görülsem de görüntü sizi aldatmasın. Bir noktaya kadar sabreden, sonrasında tüm gemileri yakıp yeniden başlayacak kadar cesur biriyim. 41 yaşındayım, 41 kere maşallah demeyi unutmayın :) Doğduğumdan beri BeşiktAŞKlıyım. Küçüklükten beri günlük tutardım. Yine günlük tutuyorum ama internette :) Oğullarıma anılarımı bırakmak için kurduğum www.safagindunyasi.com blogunu yönetmekten ve orada paylaşımlar yapmaktan çok hoşlanıyorum. Ölene kadar da sürdürmek istiyorum. Ayrıca tarafsız satın alma rehberş+ yaşam portalı olan Bloggerlar Paylaşıyor 'un kurucusu ve editörüyüm.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir