Canan Karatay'la Şifa Bulanlar

Canan Karatay’la Şifa Bulanlar Kitap Yorumu

Canan Karatay’la Şifa Bulanlar Kitap Yorumu

Merhaba,

Bugün Hayy Kitap tarafından yayımlanmış Prof. Dr. Canan Karatay’la Şifa Bulanlar kitap yorumu ile sizlerleyim.

Karatay diyetini duymayan yoktur sanırım. Televizyon kanallarında sık sık diyetinden bahsedilen, her söylediği olay olan bir doktor kendisi. Kitabın yazarı canan hoca değil aslına bakarsanız. Onun yaşam felsefesinden etkilenerek, hayatlarını ve yeme alışkanlıklarını değiştiren Nurçin ve Okan çağlar çifti. Kitap da biraz onların kendini tanıtması ile başlıyor ve sonrasında, bu diyeti uygulayarak sağlıklarına kavuştuklarını söyleyen 50 farklı kişinin paylaştıklarını anlatıyor. Sağlıklı yaşıyoruz diyerek web sitesi. facebook ve instagram sayfası açan çift aynı zamanda bunu Karatay Diyeti’yle sağlığına kavuşan ve sağlıklarını koruyan kişilerin sosyal sorumluluk projesi olarak tanımlıyorlar. 

Peki kitap içeriğinde 50 kişinin hayat hikayesinden başka ne var derseniz; ilk bölümde Canan hocanın anlattıklarını bizlerle paylaşmışlar. Bende bazılarını sizlerle paylaşmak istiyorum.

  • Ekmekten uzak durun ( bu benim asla yapamayacağım birşey)
  • Glüten hassasiyeti varsa tahılları tamamen kesin
  • Şeker yemeyin ( bu da benim asla uygulayamayacağım bir şey. Aslında şekerin çok zararlı olduğunu biliyorum 🙁 Şeker kanser hücrelerini besler diye bir çok yerde duyduk.)
  • Rafine tuzdan uzak durun kristal kaya tuzu kullanın
  • Bakliyat olmazsa olmaz unutmayın.
  • Kuruyemişleri sofradan eksik etmeyin
  • Az az, sık sık yemek yemeyin ( Bir dönem ne kadar çok gerekli olduğu söylenen bir yeme alışkanlığıydı di mi bu ? )
  • Kalori hesabı ile uğraşmayın.
  • Günde en az 20 dk yürüyün ama rahatlık çok önemli rahat ayakkabılar seçin
  • Sağlıklı yağları kullanın
  • İşlenmiş gıdalardan uzak durun. Doğal yiyecekler tüketin.
  • Doğal köy yumurtası, doğal tereyağ tüketin. Her gün kırımızı et yiyin
  • Mevsimsel  beslenin. 

Bunlar dediğim gibi benim seçtiklerim.  

Bir diğer alt bölüme geçtiğimiz de Türk halkını şişmanlatan hatalara yer veriyorlar. Burada en çok ilgimi çeken cümle şu oldu. 

” Türk halkı kendi mutfağı ile değil, yabancı mutfaklarla yani tercüme diyetlerle zayıflamaya çalışıyor”

Bir diğer alt bölüm Karatay diyeti ile Diğer Yerli ve yabancı Diyetler Arasında ki farklar. Burada da dikkatimi çeken cümle şuydu

“Karatay Diyeti Türk halkına özel hazırlanmıştır.”

Bir diğer alt bölüm, Karatay Diyeti’nin olmazsa olmazlarıydı. Bu diyete göre akşam yemeğini en geç 20:00 da yemeli ve bir daha bir şey yememeliyiz. Hani normalde diyet listelerinde kibrit kutusu kadar peynir diyorlar ya, Canan hoca herkes kendi avuç içi ve avucu kalınlığında peynir yiyebilir diyor.

Bir diğer alt bölüm ise, Karatay Diyetinde Mutfağımıza Hiç Alınmayacak Yiyecek ve İçecekler bölümüydü. Ben bu diyeti uygulamaya çalışsam sanırım başarısız olurum. Çünkü ne yazık ki bir çoğu sürekli olmasa da ara sıra tüketmekten hoşlandığım sevdiğim şeyler. Mesela, prinç pilavi mesela tost mesela börek çörek 🙁

Ardından Karatay İle Bozulan Ezberlere yer vermişler. Tam 100 madde.

Canan Karatay
Canan Karatay’la Şifa Bulanlar Kitap Yorumu

Bir diğer alt bölümde Kilo verememenin 8+4 nedeni yazmaktaydı. Yazarlarımzıın izlenimine göre bunun nedeni Karatay Diyeti’ni uygulamamaları veya yanlış uygulamalarıymış. 

Kitabın ikinci bölümünde ise farklı yaş, cinsiyet ve sosyal statüdeki 50 kişinin hikayesine yer veriliyor. 

Kitap 183 sayfa ve ilk baskısı Ağustos 2016’da yapılmış. Benim elimde ki 6. baskı. Ne kadar çok okunduğunu buradan da görebilirsiniz. Bu tarz konulara da ilgiliyseniz bir solukta okuyup bitirebilirsiniz. 

Peki siz hiç diyet yaptınız mı? İçinizde Canan Karatay diyetiyle zayıflayanlar oldu mu? Konu hakkında ki düşüncelerinizi çok merak ediyorum.

Bir dip not: Canan Karatay felsefesi zayıf olmaktan çok sağlıklı olmakla ilgileniyor gibi geliyor bana sizce de öyle mi?

Bir başka yazıda tekrar görüşmek üzere

Sevgiler

Şafak

 

Beğen & Paylaş:

Post Author: safagindunyasi

Eskiden bankacı, şimdi ev hanımı. Hüsnü ve Fikriye’nin kızı, Kemal ve Elif Miray’ın ablası, Ege ve Efe Deniz’in annesi Alp Tolga’nın eşiyim ben. Başıma ne gelirse gelsin , savaşmaktan asla vazgeçmem. Tam bir kova kadınıyım ama iyi niyetim beni üzdükleri an biter.Dışarıdan bakıldığında çok sakin ve sessiz olarak görülsem de görüntü sizi aldatmasın. Bir noktaya kadar sabreden, sonrasında tüm gemileri yakıp yeniden başlayacak kadar cesur biriyim. 41 yaşındayım, 41 kere maşallah demeyi unutmayın :) Doğduğumdan beri BeşiktAŞKlıyım. Küçüklükten beri günlük tutardım. Yine günlük tutuyorum ama internette :) Oğullarıma anılarımı bırakmak için kurduğum www.safagindunyasi.com blogunu yönetmekten ve orada paylaşımlar yapmaktan çok hoşlanıyorum. Ölene kadar da sürdürmek istiyorum. Ayrıca tarafsız satın alma rehberş+ yaşam portalı olan Bloggerlar Paylaşıyor 'un kurucusu ve editörüyüm.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir