dilalti-kitap-yorumu

Dilaltı Kitap Yorumu

Merhaba,

Bugün ilginç bir kitap yorumlayacağım sizlere ve sanırım ilk kez bir yorum yazısında tek bir kitap yazıyorum. 

Anonim Hanım’ın ilk kitabıymış kendisi. Neden Anonim Hanım diyerek başladım kitaba. Kitap bir apartmanın sakinlerini tek tek anlatmış hepsinin farklı bir iç dünyası ve hayata farklı bir bakış açışı var. Kitabı okurken kimi zaman evlatlık  olduğunu düşünen Benal’de kendi küçüklüğünüzden bir parça bulurken kimi zaman da oğlan doğurmaya koşullanmış annesinde yan komşunuzu görüyorsunuz. Her karakter bir miktar aşina geliyor size.. 

Kitabın ilk başlarında bir apartmanın bodrumunda bulunan diller ve penisler vardı açıkçası “bu ne şimdi?” Demekten alamadım kendimi ve konuyu oturtana kadar bir miktar sıkıldığı itiraf edeyim.  Ancak bu durum birkaç sayfa sürdü ve  kitap ilerledikçe mahalle baskısını, toplum yapısında sevmediğimiz ya da itici gelen şeyleri sembollere yükleyerek anlattığını  fark ediyorsunuz Anonim Hanım’ın.. 

Kitabın tanıtım yazısında güleceğimiz söylense de ben kitabı okurken kahkaha atamadım açıkçası çünkü işlenen karakterler o kadar gerçek hayata dairdi ki..  

Merak ederek ve ne olacağını tahmin etmeye çalışarak okudum kitabı. Hatta yazar, kitap sakinlerinden birinin yazdığı senaryoya da yer vermişti yazar onu nasıl bir merakla takip ettiğimi de anlatamam “acaba yazar bu işin sonunu nereye bağlayacaktı?” :)) 

Yine kitap arkasında Anonim Hanım’ın zaman zaman arabeske bağladığı yerlerden bahsedilmişti tam da bu yerler bana 80’lerden kalma bir film izliyormuşum gibi bir tat verdi kitap okurken ve açıkçası bu tadı çok sevdim. 

Altı Çizilenler:

“Ne olacaksa olacak, bugün Bünyamin musibetine karşı tek yürek, tek bilek direnen kardeşler küsecekti bir gün. Ele karışınca yele karışacaklardı. Benal canı ciğeri , eti kemiği Baran’ın kendisine düşman kesilmesini kabullenmeyecekti yıllarca. Et tırnaktan sık sık ayrılacaktı. Gamze’nin gamzelerinin içi göz yaşı dolacaktı. Ağzına kadar gül dolu olsa da pencereleri, bahçelerinde bülbül ötmeyecekti. Bedava kontür dolu telefonlarla birbirlerini aramayacaklar, kontürler zarar ziyan olacaktı ve aynı şehirde birbirlerine yüksek yüksek tepelerin ardına gelin gitmişcesine hasret kalacaklardı. Hepsi aynı gün içinde ve bir kerede yaşlanacaklardı.”

“Baran’ın yaramazlıkları erkekliğindendi, saldırması erkekliğindendi, emretmesi erkekliğinde, koşması, düşmesi, atması, tutması, bağırması, çağırması, vurması erkekliğindendi. Kız gibi oturacak, susacak, sinecek, üzülecek, ağlayacak,  tırsacak, yalvaracak, dinleyecek değildi. O ne isterse yemeliydi yoksa pipisi şişerdi.” 

Genel olarak anlatımını ve kitabın merakımı uyanık tutmasını sevdim. Kelimeleri heyecanla ve büyük bir tempoyla yan yana getirmesi de güzeldi. Anonim Hanım’ın yazarlık hayatında yolu açık olsun diyorum ve 2. kitabı çıkarsa  onu da edinip okumak isterim diyerek yazımı bitiriyorum. 

Dilaltı Minval Yayınları‘ndan çıkmış ve 288 sayfalık bir kitap.  Kafanızı dağıtırken merakınızı da canlı tutan keyifli bir kitap arıyorsanız Dilaltı size göre diyorum.

Beğen & Paylaş:

Post Author: Dilekce54

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir