Nilgün Erdem Filizlenen Hayatlar

Filizlenen Hayatlar Kitap Yorumu

Merhaba,

Bugün sizlere geçtiğimiz günlerde okuduğum bir kitaptan bahsedeceğim. Nilgün Erdem’e ait Filizlenen Hayatlar kitabından. Nilgün Erdem 2003 yılından beri kitap yazıyor. 2 tane de çocuk kitabı var ve İzmir de yaşıyor . “Filizlenen Hayatlar” kitabı Kanguru Yayınları tarafından 2014 yılında basılmış. 160 sayfa ve yaşamda karşımıza çıkabilecek bir konuyı anlatıyor. İhaneti!

 

“Her düşüş bir öğreniştir diye bir söz vardır bilir misin? Hayat bir nehir, biz de üzerinde sürüklenen yapraklar gibiyiz. Nehrin sonunu kimse bilemez”

 

Bazen, herşey güzelken ya da biz öyle zannederken, yaşam ve ölüm bizi bambaşka sulara götürebiliyor. Nilgün Erdem’in ‘Filizlenen Hayatlar ‘ kitabında tam da böyle bir hikaye kurgulanmış. Kitabın yarısına geldiğimde dayanamayıp, son sayfalarını okudum. Biliyorum kötü bir şey bu ama bazı kitaplarda dayanamayıp bunu yapıyorum sonra dönüp kaldığım yerden devam ediyorum. Bu kitapta da öyle oldu.

Kitaptaki Filiz karakteri, akıllı, eğitimli ,kültürlü bir kadınken. babasının vefatıyla işlerini devralmak zorunda kalan ancak sonrasında, çok sevdiği eşine tüm işleri devrederek evde çocuklarını bakmaya karar vermiş bir kadın. İki güzel kızı var. Üniversiteden beri ne zaman ihitiyacı olsa yanında olan Aylin isimli de bir arkadaşı.  Bir gün bir telefon alıyor. Telefondaki ses eşinin onu aldattığını söylüyor. İnanamıyor önce, ama sonra içi içini yemeğe devam ediyor. 

Gerçekleri kocasına sormak istese de bir türlü cesaret edemiyor ve ne yazık ki büyük kızı üniversite sınavına gireceği gün, eşini ve kızını trafik kazasında kaybediyor.  Günlerce kendine gelemiyor, diğer kızı ile ilgilenemiyor. Büyük bir deprosyandayken ona destek olan tek kişi arkadaşı Aylin… Yeri geliyor, Aylin bebeğini annesine bırakarak arkadaşını hayata döndürmeye çalışıyor.

 

” Ya durgun bir deniz ya da coşkun bir çağlayan… Kendini suyun akışına bırak artık. Hayatın akışına yön vermek elimizde değil. Bak beni sana sürükledi, seni bana… “

Olaylar geliştikçe herkes için farklı yollar beliriyor. Bazı inançlar yıkılıyor. Bir daha hiç kimse ve hiç bir şey aynı olmuyor. Yaşamda da benzer olaylar duymuş ve görmüşsünüzdür eminim. Sürükleyici bir dili vardı, bazı gelişmeleri önceden tahmin edebilsem de, keyif alarak okudum. 

Bir başka  yazıda görüşmek üzere

Sevgiler

Şafak

 

 

Beğen & Paylaş:

Post Author: safagindunyasi

Eskiden bankacı, şimdi ev hanımı. Hüsnü ve Fikriye’nin kızı, Kemal ve Elif Miray’ın ablası, Ege ve Efe Deniz’in annesi Alp Tolga’nın eşiyim ben. Başıma ne gelirse gelsin , savaşmaktan asla vazgeçmem. Tam bir kova kadınıyım ama iyi niyetim beni üzdükleri an biter.Dışarıdan bakıldığında çok sakin ve sessiz olarak görülsem de görüntü sizi aldatmasın. Bir noktaya kadar sabreden, sonrasında tüm gemileri yakıp yeniden başlayacak kadar cesur biriyim. 41 yaşındayım, 41 kere maşallah demeyi unutmayın :) Doğduğumdan beri BeşiktAŞKlıyım. Küçüklükten beri günlük tutardım. Yine günlük tutuyorum ama internette :) Oğullarıma anılarımı bırakmak için kurduğum www.safagindunyasi.com blogunu yönetmekten ve orada paylaşımlar yapmaktan çok hoşlanıyorum. Ölene kadar da sürdürmek istiyorum. Ayrıca tarafsız satın alma rehberş+ yaşam portalı olan Bloggerlar Paylaşıyor 'un kurucusu ve editörüyüm.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir