flipped

İlk Aşk- Flipped Film Yorumu

Film yorumcusu değilim ama seyrettiğim güzel filmler hakkında yorum yazmak ve paylaşmak hoşuma gidiyor.
Flipped filmini başka bir film ararken tesadüfen buldum. İmbd ‘den yüksek puan aldığını görünce de indirdim hemen. Uzun bir süredir de seyretmek için sırasını bekliyordu.
Arada kendimi duygusal hissettiğim zamanlarda romantik filmler seyretmeye bayılırım. Dün akşamda oğlumun erken uyumasını fırsat bilerek birazda keyiflenmek adına İlk Aşk’ı seyretmeye başladım.
Biraz filmden bahsetmek istiyorum: Film ilk baktığınızda çocuk filmi gibi gözükebilir gözünüze ama öyle değil kesinlikle. Her yaştan insanın seyredilebileceği tadı yerinde eğlenceli akıcı bir film.
Filmimiz Bryce’lar yeni bir eve taşınmasıyla başlamaktadır. Brycler eşyalarını taşırken Julie ile tanışır ve bu tanışma onu hiç mutlu etmemiştir. Aynı mahallede karşı karşıya oturmak, her gün onu görmek aynı sınıfta onunla beraber olmak hiç istediği bir durum değildir.
Küçük Juli için işler öyle değildir. Çok farklı ilerlemektedir. Bryce’ın hayatına girmesi ile ilk aşkını da tatmış olur. İlk öpücüğünün Bryce’dan olmasını istemektedir.
Beğen & Paylaş:

Post Author: elmaspiriltilari

Ve Ben… Kendime bazen şöyle diyorum: Güzeller güzeli iki çocuk annesi, öğrenci, ev hanımı ayrıca yetkili otomotiv servisinde çalışan arabaları çok seven bir müşteri danışmanı. Bu kadar uğraşın arasında, kitap okumak vazgeçemediğim bir tutkum. Oğlum Berke ile yaptığım etkinliklerden aldığım zevk paha biçilemez düzeyde. Kızım Damla ile türk kahvesi eşliğinde yaptığımız sohbetlerin tadı hiçbir yerde yok. Takip ettiğimiz dizlerin yorumunu yapmak, tartışmak ayrı bir eğlence. Tipik bir aslan burcuyum. Başarısızlığa ve bilgilerini kendine saklayanlara tahammülüm yok. Yemeyi ve ayrıca yapmayı çok sevenlerdenim. Dünyaya yeniden gelsem kendi yaptığım yemekleri sunacak küçük bir göl manzaralı lokanta sahibi olmak isterdim. Karadenizli olduğumdan denizi olmayan bir şehirde yaşayamam. Yeşili, çiçekleri ve hayvanları çok severim. Köpeğimiz Lucky kaybolduğundan beri bir daha evde hayvan beslemedim. Birçok kadın gibi alışveriş yapmaktan, yeni yerler ve yeni tatlar edinmekten, bulunduğum her ortamda yeni yüzler tanımaktan mutluluk duyarım. Çikolatasız yaşayamam. Fotoğraf çekmek bir tutku benim için. Paylaşımdan korkmam. Benim gördüğüm güzellikleri başkaları da görsün isterim. Sürekli bir şeyleri fotoğraflarım. Her kötülükten veya olumsuzluktan bir ders çıkarılması gerektiğine inanırım. İyilik her zaman kazanır derim. Kazınır da. İyilikten vazgeçme… Temizlik gibisi yok. İyi ki de bulaşık ve çamaşır makinesi icat edilmiş. Yoksa ne yapardık:))) Eski olan her şey ilgimi çeker. Eski zamana yapılmış filmleri seyretmeye bayılırım. Tabak çanak almaya, bakmaya doyamadığım bir şey. Deterjan kokusu gibi yoktur. En büyük aç gözlülüğüm sürekli kitap almak. Hayatımdaki en önemli varlıklarım ilk önce biri sağ, biri sol gözüm olan çocuklarım. Ailem onlardan sonra geliyor. Hayatta her şeyin bir sıralaması varmış. Bu durumu anne olduktan sonra anladım. Anne olmak Allah’ın kadınlara bahşettiği en güzel şey olduğunu düşünüyorum. Canım annemi anne olduktan sonra daha fazla düşünüyorum. Zaten duygusalım, her şeye ağlarım ama anne olduktan sonra daha da hassaslaştım. En sevmediğim özelliğim kafamın içinde sürekli konuşmak ve duygularımı o an saklayamamak. Ben buyum işte. Adım Elmas. Bazılarında göre elmas gibi parlayan...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir