kalbimde-bir-yara-bozcaada

Kalbimde Bir Yara Bozcaada Kitap Yorumu

Merhabalar

Nasıl güzel bir kapak tasarımı, öyle değil mi? İnsana huzur veren bir duruşu var. Bozcaada sokaklarında gez, kefelerinde otur, deniz havasını şöyle kocaman içine çek ve al kitabını eline oku.

Gitmek istediğim yerlerden biri Bozcaada ve ahir ömrümde mutlaka gidip görmek istiyorum.

Adaya gidememiş olsam da,  Bozcadaya ait bir kitap okumanın mutluluğunu yakalamış oldum:))

Bir kaç ay öncede bu kitabı okumaya niyetlenmiştim ama okuyamamıştım. Geçen hafta başladım ve hemencecik bitirdim.

Kalbimde Bir Yara Bozcaada kitabı hakkında hiç bir şey bilmeseydim de bu kitabı sırf  kapak tasarımı için bile alırdım.

Ama öyle olmadı. Kitabın kapağı gibi ben içindeki hikayeyi de çok sevdim. Size de sevdirelim o zaman:))

Şimdi gelelim romanımıza:

Kitabımız Minval Yayınları’ndan çıkmış ve sitede ki tanıtım yazısı da şöyle;

“ Bir adamın kalbi konuşursa aşk olur; peki ya bir adanın kalbi konuşursa ne olur? ”

“Eskiden güzel kadınlar ve aşklar olmuş

Şimdi de var biliyorum

Bir seviniyorum düşündükçe bilseniz

Dağlarda geyikli gecelerin en güzeli…”

Turgut Uyar haklıydı… Evet, güzel kadınlar ve aşklar hâlâ var ve onlara bir şans tanımamı

z için gözlerimizin içine bakıyorlar. İş güzelliğe kalsa kolaydı… Vefa, samimiyet, inanç… bunlarla da harman olmalı aşk. O zaman eskimeyen, kalbi hep diri tutan bir kıvama erişebilir ancak.

Devamını oku

Beğen & Paylaş:

Post Author: elmaspiriltilari

Ve Ben… Kendime bazen şöyle diyorum: Güzeller güzeli iki çocuk annesi, öğrenci, ev hanımı ayrıca yetkili otomotiv servisinde çalışan arabaları çok seven bir müşteri danışmanı. Bu kadar uğraşın arasında, kitap okumak vazgeçemediğim bir tutkum. Oğlum Berke ile yaptığım etkinliklerden aldığım zevk paha biçilemez düzeyde. Kızım Damla ile türk kahvesi eşliğinde yaptığımız sohbetlerin tadı hiçbir yerde yok. Takip ettiğimiz dizlerin yorumunu yapmak, tartışmak ayrı bir eğlence. Tipik bir aslan burcuyum. Başarısızlığa ve bilgilerini kendine saklayanlara tahammülüm yok. Yemeyi ve ayrıca yapmayı çok sevenlerdenim. Dünyaya yeniden gelsem kendi yaptığım yemekleri sunacak küçük bir göl manzaralı lokanta sahibi olmak isterdim. Karadenizli olduğumdan denizi olmayan bir şehirde yaşayamam. Yeşili, çiçekleri ve hayvanları çok severim. Köpeğimiz Lucky kaybolduğundan beri bir daha evde hayvan beslemedim. Birçok kadın gibi alışveriş yapmaktan, yeni yerler ve yeni tatlar edinmekten, bulunduğum her ortamda yeni yüzler tanımaktan mutluluk duyarım. Çikolatasız yaşayamam. Fotoğraf çekmek bir tutku benim için. Paylaşımdan korkmam. Benim gördüğüm güzellikleri başkaları da görsün isterim. Sürekli bir şeyleri fotoğraflarım. Her kötülükten veya olumsuzluktan bir ders çıkarılması gerektiğine inanırım. İyilik her zaman kazanır derim. Kazınır da. İyilikten vazgeçme… Temizlik gibisi yok. İyi ki de bulaşık ve çamaşır makinesi icat edilmiş. Yoksa ne yapardık:))) Eski olan her şey ilgimi çeker. Eski zamana yapılmış filmleri seyretmeye bayılırım. Tabak çanak almaya, bakmaya doyamadığım bir şey. Deterjan kokusu gibi yoktur. En büyük aç gözlülüğüm sürekli kitap almak. Hayatımdaki en önemli varlıklarım ilk önce biri sağ, biri sol gözüm olan çocuklarım. Ailem onlardan sonra geliyor. Hayatta her şeyin bir sıralaması varmış. Bu durumu anne olduktan sonra anladım. Anne olmak Allah’ın kadınlara bahşettiği en güzel şey olduğunu düşünüyorum. Canım annemi anne olduktan sonra daha fazla düşünüyorum. Zaten duygusalım, her şeye ağlarım ama anne olduktan sonra daha da hassaslaştım. En sevmediğim özelliğim kafamın içinde sürekli konuşmak ve duygularımı o an saklayamamak. Ben buyum işte. Adım Elmas. Bazılarında göre elmas gibi parlayan...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir