nemesis-kitap-mucize

Mucize Kitap Yorumu

Merhaba:))

Ekim ayında okuduğum ilk kitap Nemesis Kitap’tan yeni çıkan Mucize.

Kitap yorumuma “Hangimiz çocukluğumuzda hayal kurmadık ki? sorusu ile başlıyorum.

Tatlı Jane dokuzuncu yaş gününe kadar kendisinin dışında görmediği hayali bir arkadaşa sahiptir. Anne babasından yeteri kadar görmediği sevgiyi hayali arkadaşıyla tamamlar.

Ama ne yazık ki bu hayali arkadaş, onu dokuzuncu yaş gününde gitmiştir. Giderken de onu unutacağını söyler.

Jane hiç bir zaman unutmaz.

Jane için hayali arkadaşı Michael’in gidişi onun uzun yıllar eksikliğini hissetmesine neden olur. 

Jane annesinin baskısı altında, babasından yoksun kendisini yalnız hisseden otuzuna gelmiş kadın olmuştur ama hala mutsuzdur. 

Zaman zaman düşüncelerinde hep hayali arkadaşı vardır. Onu anımsar. Yanında olmasını ister, geçmiş hep zihninde canlanır 

Jane mutsuzluğun en derin noktasındayken bir mucize gerçekleşir ve Michael rastlar. Buradan sonrasını anlatmak yok. 

Michael öyle bir arkadaştır ki, hayal mi gerçek mi, yoksa bir bilinmeyen mi?

Kitabın konusu gerçek olamayacak kadar farklı.

Bir gerçek var ki o da Jane ve Michael’ın aşkı.

Devamını oku

Beğen & Paylaş:

Post Author: elmaspiriltilari

Ve Ben… Kendime bazen şöyle diyorum: Güzeller güzeli iki çocuk annesi, öğrenci, ev hanımı ayrıca yetkili otomotiv servisinde çalışan arabaları çok seven bir müşteri danışmanı. Bu kadar uğraşın arasında, kitap okumak vazgeçemediğim bir tutkum. Oğlum Berke ile yaptığım etkinliklerden aldığım zevk paha biçilemez düzeyde. Kızım Damla ile türk kahvesi eşliğinde yaptığımız sohbetlerin tadı hiçbir yerde yok. Takip ettiğimiz dizlerin yorumunu yapmak, tartışmak ayrı bir eğlence. Tipik bir aslan burcuyum. Başarısızlığa ve bilgilerini kendine saklayanlara tahammülüm yok. Yemeyi ve ayrıca yapmayı çok sevenlerdenim. Dünyaya yeniden gelsem kendi yaptığım yemekleri sunacak küçük bir göl manzaralı lokanta sahibi olmak isterdim. Karadenizli olduğumdan denizi olmayan bir şehirde yaşayamam. Yeşili, çiçekleri ve hayvanları çok severim. Köpeğimiz Lucky kaybolduğundan beri bir daha evde hayvan beslemedim. Birçok kadın gibi alışveriş yapmaktan, yeni yerler ve yeni tatlar edinmekten, bulunduğum her ortamda yeni yüzler tanımaktan mutluluk duyarım. Çikolatasız yaşayamam. Fotoğraf çekmek bir tutku benim için. Paylaşımdan korkmam. Benim gördüğüm güzellikleri başkaları da görsün isterim. Sürekli bir şeyleri fotoğraflarım. Her kötülükten veya olumsuzluktan bir ders çıkarılması gerektiğine inanırım. İyilik her zaman kazanır derim. Kazınır da. İyilikten vazgeçme… Temizlik gibisi yok. İyi ki de bulaşık ve çamaşır makinesi icat edilmiş. Yoksa ne yapardık:))) Eski olan her şey ilgimi çeker. Eski zamana yapılmış filmleri seyretmeye bayılırım. Tabak çanak almaya, bakmaya doyamadığım bir şey. Deterjan kokusu gibi yoktur. En büyük aç gözlülüğüm sürekli kitap almak. Hayatımdaki en önemli varlıklarım ilk önce biri sağ, biri sol gözüm olan çocuklarım. Ailem onlardan sonra geliyor. Hayatta her şeyin bir sıralaması varmış. Bu durumu anne olduktan sonra anladım. Anne olmak Allah’ın kadınlara bahşettiği en güzel şey olduğunu düşünüyorum. Canım annemi anne olduktan sonra daha fazla düşünüyorum. Zaten duygusalım, her şeye ağlarım ama anne olduktan sonra daha da hassaslaştım. En sevmediğim özelliğim kafamın içinde sürekli konuşmak ve duygularımı o an saklayamamak. Ben buyum işte. Adım Elmas. Bazılarında göre elmas gibi parlayan...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir