pencereme-ask-kondu

Pencereme Aşk Kondu Kitap Yorumu

Merhabalar

Bugünkü paylaşımım başucu kitaplarımın arasında yerine alacak olan Pencereme Aşk Kondu

Kitabı benim tanıma sürecim, ınstagram sayfasını takip ettiğim @yummy_kitap tarafından oldu. İyi ki de olmuş. Kitabı bitirdiğimde o sıcak hikâyeyi gözümde canlandırdım ve o kadar güzel yaşadım ki, işte bunun tarifi yok.

Pencereme Aşk Kondu ilk Koridor Yayıncılık tarafından 2013 yılında basılmış.

Bugünlerde ise Yakamoz Kitap tarafından kapak sayfaları yenilenerek, kokulu kitap olarak piyasaya sürülmüş. Benim fikrim bu hali daha güzel. Hele kapak resmi, kitabın içeriğini çok iyi anlatabiliyor.

Bir kitabın kapağı ne kadar güzel olursa, sizin o kitabı almanızı çok etkileyeceğini düşünmekteyim.

Bende kitabın yeniden basılacağını öğrendikten sonra, çıkış zamanını bekleyip, kitap fuarına gidip aldım.

Bu kitapla ilgili o kadar çok güzel yorum okudum ki, bir kitapsever olarak mutlaka okumam gerektiğini düşündüm ve aldıktan bir gün sonrada okumaya başladım.

Kitap beni çok heyecanlandırdığı ve meraklandırdığı için, beş gün gibi bir sürede bitirmiş oldum.

Ben çok kitabın içine girmeden, belli başlı bazı bilgiler vererek, sizin de meraklanıp almanızı umarak, bana ne hissettirdiğine değinmeye çalışacağım.

Hapisten yeni çıkmış ve karnını doyurmak için çabalayan Will ile iki küçük erkek çocuğuna sahip, hamile ve kocası ölmüş olan Elly’in hayatlarından oluşuyor.

Hikaye ikinci dünya savaşı öncesine ait. Kendine koca adayı arayan Elly, kasabaya bir ilan asar ve koca adayının onunla gelip evlenmesini bekler. Karnını doyurmak için ekşi elmalar çalıp yiyen Wil, kasabada ilanı görür ve karnını doyurmak, yatacak yer bulmak için Elly’in çiftliğine gidip koca adayı olmak ister.

İşte hikayemiz Elly ve Will’in tanışmasıyla başlamış oluyor.

Neler mi olur?

Okurken eski yapım Hollywood filmlerindeki aile bağlarının sıcaklığı, saf ve temiz bir aşkın tohumlanışını, ikinci dünya savaşı öncesi Pearl Harbor saldırısındaki Amerika’nın izlerini hissediyor ve gözünüzün önünde canlanmasına izin veriyorsunuz.

Hele savaş zamanında Elly ve Will’in birbirlerine yazdıkları mektupları okurken, o özlemi hissediyorsunuz.

Romanın okurken öyle bir yere geldim ki, bitmesi gerektiğini düşündüm ki, yazar burada kaleminin ucuyla ince dokunuşlar yaparak, olayları birbirine bağlamayı başarmış ve güzel bir son yazmış.

Okuduğum ve çok etkilendiğim ender kitaplardan biri oldu Pencereme Aşk Kondu

Okumanızı tavsiye ederim.

Hoşça kalın…

“Ne ölmek nefessiz kalmaktır, nede yaşamak nefes almaktır. yaşamak nefes almayı hak eden birine yaşamını harcamaktır.”

Beğen & Paylaş:

Post Author: elmaspiriltilari

Ve Ben… Kendime bazen şöyle diyorum: Güzeller güzeli iki çocuk annesi, öğrenci, ev hanımı ayrıca yetkili otomotiv servisinde çalışan arabaları çok seven bir müşteri danışmanı. Bu kadar uğraşın arasında, kitap okumak vazgeçemediğim bir tutkum. Oğlum Berke ile yaptığım etkinliklerden aldığım zevk paha biçilemez düzeyde. Kızım Damla ile türk kahvesi eşliğinde yaptığımız sohbetlerin tadı hiçbir yerde yok. Takip ettiğimiz dizlerin yorumunu yapmak, tartışmak ayrı bir eğlence. Tipik bir aslan burcuyum. Başarısızlığa ve bilgilerini kendine saklayanlara tahammülüm yok. Yemeyi ve ayrıca yapmayı çok sevenlerdenim. Dünyaya yeniden gelsem kendi yaptığım yemekleri sunacak küçük bir göl manzaralı lokanta sahibi olmak isterdim. Karadenizli olduğumdan denizi olmayan bir şehirde yaşayamam. Yeşili, çiçekleri ve hayvanları çok severim. Köpeğimiz Lucky kaybolduğundan beri bir daha evde hayvan beslemedim. Birçok kadın gibi alışveriş yapmaktan, yeni yerler ve yeni tatlar edinmekten, bulunduğum her ortamda yeni yüzler tanımaktan mutluluk duyarım. Çikolatasız yaşayamam. Fotoğraf çekmek bir tutku benim için. Paylaşımdan korkmam. Benim gördüğüm güzellikleri başkaları da görsün isterim. Sürekli bir şeyleri fotoğraflarım. Her kötülükten veya olumsuzluktan bir ders çıkarılması gerektiğine inanırım. İyilik her zaman kazanır derim. Kazınır da. İyilikten vazgeçme… Temizlik gibisi yok. İyi ki de bulaşık ve çamaşır makinesi icat edilmiş. Yoksa ne yapardık:))) Eski olan her şey ilgimi çeker. Eski zamana yapılmış filmleri seyretmeye bayılırım. Tabak çanak almaya, bakmaya doyamadığım bir şey. Deterjan kokusu gibi yoktur. En büyük aç gözlülüğüm sürekli kitap almak. Hayatımdaki en önemli varlıklarım ilk önce biri sağ, biri sol gözüm olan çocuklarım. Ailem onlardan sonra geliyor. Hayatta her şeyin bir sıralaması varmış. Bu durumu anne olduktan sonra anladım. Anne olmak Allah’ın kadınlara bahşettiği en güzel şey olduğunu düşünüyorum. Canım annemi anne olduktan sonra daha fazla düşünüyorum. Zaten duygusalım, her şeye ağlarım ama anne olduktan sonra daha da hassaslaştım. En sevmediğim özelliğim kafamın içinde sürekli konuşmak ve duygularımı o an saklayamamak. Ben buyum işte. Adım Elmas. Bazılarında göre elmas gibi parlayan...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir