Pawn

Piyon Kitap Yorumu

“Tek bir piyonun bütün oyunu değiştirebilme potansiyelini aklından çıkarma. Montumun fermuarı ile oynadım. Ne demek istediğini anlamıştım tabi ama bana ne vaatlerde bulunursa bulunsun, oyunu onun istediği gibi oynayamazdım. Onun piyonu değildim.  Daxton’ın piyonuydum”

Merhabalar

Konusu ve kapağının güzelliği ile beni kendisine çeken ama uzun zamandır okunmayı bekleyen bir kitap ile geldim.

Alıntıdan bahsettiğim gibi, büyük bir oyunun içine davetlisiniz. Şaşırmaya hazırlıklı olun.

“Hayatımı bir portakal çalmak uğruna riske atmak çok aptalcaydı fakat bugün olası sonuçları hiç önemsemiyordum.”

17 yaşına gelen herkesin eşit hakkı sahip olarak girmiş olduğu bir sınav sonrasında rakamlanarak, bence fişlenerek sıralanan bir şehirde, topluma faydalı olarak yaşamaya devam etmek için IV’lerin ve üstlerinin çalmaya ve daha önemli biri olarak yaşamaya hakkı olan bir düzende Kitty III alarak elindeki tek şansıda kaçırmıştır.

Bundan sonra yaşamını III olarak sürdüreceğinden artık pazar yerinde herkesten daha önemsiz biri halinde yaşayacaktır.

Bir çocuktan fazlasına sahip olan bir ailenin ikinci çocukları olan Kitty bir ekstradır ve kendisi gibi olan tüm çocuklar gibi onun da  soyadı Doe’dir.

“Hepimizin toplum içinde ak ettiği bir yer vardı ve bunun neresi olduğuna karar vermek biz bağlıydı. Çok çalış, iyi notlar al, öğrenebildiğin kadar şey öğren ve özel olduğunu ispat et. On yedi yaşına geldiğin zaman sınava gir…” 

IVler ve üstleri için çalma hakkı varken onun altındaki dereceye sahip olan kişilerin işledikleri her suçun sonucu ölümdür ve ölüm kaçınılmaz bir sondur.

Kitty için ensesine kazılan üç rakamı onun için bir utançtır ve bununla yaşamak istemiyordur. Tek istediği kendini ispat etmektir ama onuda aldığı üçle başaramamıştır.

Üç olduğu için kendini çok değersiz hisseden Kitty onun gibi aynı grup evinde kalan erkek arkadaşı  Benjy’e kendini layık görmüyordur.

Benjy’nin on yedi olmasına bir ay gibi bir süre vardır. Bu süre de Kitty Benjy ‘den ayrı kalarak kendini kötülüklerin içine atmak ve kendini satmak için Benj’le doğum gününde ayrılmak zorunda kalıyordur.

“Seni her zaman isteyeceğim,” dedi ve bana baktı. Yüzü iyice kızarmış ve gözleri yaşlanmıştı. “Rütbem ne olursa olsun… Rütben ne olursa olsun… Ve hayatta kalmak için ne yapmış olursa ol, seni her zaman isteyeceğim.”

Benjy’nin VI olmasını isteyen Kity giderken bir ay sabredip para biriktirdikten sonra Benjy’le birlikte olmak isterken hiç de bilmeden başla yerlere koşuyordur. Gittiği genelevde açık artırma sonucu satın alınan bakire Kity’e Daxton ona bir soru sorar ve seçim yapmasını ister.

Kity yaptığı seçimle artık III olmaktan kurtulacaktır ama peki, bunun karşılığında ne verecektir?

İşte kitap buradan sonra başlıyor.  480 sayfalık kitabın ilk 130 sayfasını aralıksız okuduktan sonra bir kaç gün ara vermiştim ve pazar günü rahatsız olup yatınca kalan kısmını okuyup bitirim. Kitaba başlarken ve daha öncede okuduğum yorumlara dayanarak güzel bir kitap olacağını biliyordum ve gerçekten çok beğendim. hani puan verirsem 5 üzerinden 5 derim.

Eğer kitabın ilk bir kaç bölümü iyi okuyup, anlarsanız sonraki sayfaları okuduğunuzda daha da keyif alacağınızın sözünü verebilirim.

Her bölümde her sayfada sizi sıkmayan, akıcılığı son derece yoğun ilerleyen heyecanlı mı heyecanlı bir kitap Piyon.

Ben ikinci kitap olan Vezir’i sipariş ettim yarın elimde olur ve Ocakta çıkacak olan final kitabı olan Şah’ı bekliyorum.

Kitaptaki dünya ne kadar hayallerden ve bir kurgudan ibaretse, bir o kadar da doğruluk payları olacağını düşünüyorum.

Bir sonraki yorum belki Vezir olur.

Sevgiler

Elmas

Beğen & Paylaş:

Post Author: elmaspiriltilari

Ve Ben… Kendime bazen şöyle diyorum: Güzeller güzeli iki çocuk annesi, öğrenci, ev hanımı ayrıca yetkili otomotiv servisinde çalışan arabaları çok seven bir müşteri danışmanı. Bu kadar uğraşın arasında, kitap okumak vazgeçemediğim bir tutkum. Oğlum Berke ile yaptığım etkinliklerden aldığım zevk paha biçilemez düzeyde. Kızım Damla ile türk kahvesi eşliğinde yaptığımız sohbetlerin tadı hiçbir yerde yok. Takip ettiğimiz dizlerin yorumunu yapmak, tartışmak ayrı bir eğlence. Tipik bir aslan burcuyum. Başarısızlığa ve bilgilerini kendine saklayanlara tahammülüm yok. Yemeyi ve ayrıca yapmayı çok sevenlerdenim. Dünyaya yeniden gelsem kendi yaptığım yemekleri sunacak küçük bir göl manzaralı lokanta sahibi olmak isterdim. Karadenizli olduğumdan denizi olmayan bir şehirde yaşayamam. Yeşili, çiçekleri ve hayvanları çok severim. Köpeğimiz Lucky kaybolduğundan beri bir daha evde hayvan beslemedim. Birçok kadın gibi alışveriş yapmaktan, yeni yerler ve yeni tatlar edinmekten, bulunduğum her ortamda yeni yüzler tanımaktan mutluluk duyarım. Çikolatasız yaşayamam. Fotoğraf çekmek bir tutku benim için. Paylaşımdan korkmam. Benim gördüğüm güzellikleri başkaları da görsün isterim. Sürekli bir şeyleri fotoğraflarım. Her kötülükten veya olumsuzluktan bir ders çıkarılması gerektiğine inanırım. İyilik her zaman kazanır derim. Kazınır da. İyilikten vazgeçme… Temizlik gibisi yok. İyi ki de bulaşık ve çamaşır makinesi icat edilmiş. Yoksa ne yapardık:))) Eski olan her şey ilgimi çeker. Eski zamana yapılmış filmleri seyretmeye bayılırım. Tabak çanak almaya, bakmaya doyamadığım bir şey. Deterjan kokusu gibi yoktur. En büyük aç gözlülüğüm sürekli kitap almak. Hayatımdaki en önemli varlıklarım ilk önce biri sağ, biri sol gözüm olan çocuklarım. Ailem onlardan sonra geliyor. Hayatta her şeyin bir sıralaması varmış. Bu durumu anne olduktan sonra anladım. Anne olmak Allah’ın kadınlara bahşettiği en güzel şey olduğunu düşünüyorum. Canım annemi anne olduktan sonra daha fazla düşünüyorum. Zaten duygusalım, her şeye ağlarım ama anne olduktan sonra daha da hassaslaştım. En sevmediğim özelliğim kafamın içinde sürekli konuşmak ve duygularımı o an saklayamamak. Ben buyum işte. Adım Elmas. Bazılarında göre elmas gibi parlayan...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir