son-istasyon

Son İstasyon Kitap Yorumu

Merhabalar

Yaşama Açılan Penceredir Kitap Ankara Etkinliğimize kitapları ve yazar olarak katılan Tolga Aydoğan’ın son Kitabı Son İstasyon ile karsınızdayım.

Kitaba geçmeden önce okumuş olduğun bir kitabın yazarı ile tanışmak, onunla kitapları hakkında konuşmak, yazarken ne hissettiğini sorup öğrenmek, helede imzalı kitabını almak bir okuyucu için büyük bir keyif diyebilirim. Okuyucunun kalbinde güzel anılar bıraktırması haz bir mutluluk.

Şimdi gelelim kitabımıza;  Son İstasyon dokuz ayrı bölüme ayrılmış bir öykü kitabı.

  • Son istasyon
  • Ne Güzel olmuş Di’mi Sabiha
  • Değer Mi Gözlerimiz Maviye
  • Madik Ekrem
  • Papatya Falı
  • Hikayemiz Burada Bitiyor
  • Arif Susam’a Kurban Ol Sen
  • Önümüzdeki Aşklara Bakacağız
  • Lüzumsuz Kemal

İlk öykümüz kitapla adını taşıyan Son istasyon’la başlıyor. Kitapta ki en uzun öykülerden bir tanesi.

Tolga Aydoğan kitabın önsözünde Son İstasyon yazısını yazarken çok büyük keyif aldığını internette araştırma yaparken Eğirdir Garı’nın Kurtuluş Savaşı zamanında ne denli önemli olduğunu öğrendiğinde, kafasında şekillendirdiği, oluşturuğu hikayesini bize aktarıyor.

“O günleri iple çekiyordu. İstiklal madalyası takar gibi kalbinin tam orta yerine değecek bir kurşun için neler vermezdi. En güzel hediye… Bundan güzel ölüm mü olur.”

Öykülerin içeriklerine çok fazla değinmeden bir kaç cümle ile ifade etmek istersem; Son istasyon hikayesinde Kadir Onbaşı’yı okurken çok duygulanabilir, Ne Güzel olmuş Di’mi Sabiha bolca gülebilirsiniz, Değer Mi Gözlerimiz Maviye’yi  okurken Soma faciasını hatırlarsınız, Madik Ekrem’de hızlı hızlı okurken, birden şaşırıp kalırsınız, Hikayemiz Burada Bitiyor’da Efruz Bey’in dramına tanıklık etmiş olur, Arif Susam’a Kurban Ol Sen’de anlaşılmamışlığın yanısıra inatçılıkla hiç bir yere gidilemeyeceğini yeniden öğrenirsiniz.

Her öyküde yeni bir hayat okuyor bilmediğiniz karakterlerin hayatlarını dışarıdan seyrediyorsunuz.

Okuduğum öyküleri hepsini ayrı ayrı sevdim. En beğendiklerim Madik Ekrem ile Efruz Bey oldu.

Bir ara Efruz Bey’in gerçek olduğunu sandım. Hikayemiz Burada Bitiyor’da Efruz Bey yazar ve aynı zamanda senarist. Hikayesi o kadar dokunaklıydı ki Tolga Bey’in de senaryo yazdığını bildiğimden bu  kişinin gerçek olduğunu sandım. Mesajla Tolga bey’le görüştüğümde Efruz Bey’in gerçek olmadığını Tolga Bey’ kalemi ile karaktere can verdiğini öğrendim.

Eminim ki Efruz Bey gibi var olan yazarlar vardır diyorum.

Efruz Bey’i merak ettirmiş olabilirim. O zaman belki kitabı alıp okursunuz.

Eskilerde daha çok öykü kitabı vardı. belki yeniden öykü tadını almak, biraz değişik hayatlara tanık olmak isterseniz Son İstasyon’a bir bakmalısınız.

Sevgiler

Elmas

Beğen & Paylaş:

Post Author: elmaspiriltilari

Ve Ben… Kendime bazen şöyle diyorum: Güzeller güzeli iki çocuk annesi, öğrenci, ev hanımı ayrıca yetkili otomotiv servisinde çalışan arabaları çok seven bir müşteri danışmanı. Bu kadar uğraşın arasında, kitap okumak vazgeçemediğim bir tutkum. Oğlum Berke ile yaptığım etkinliklerden aldığım zevk paha biçilemez düzeyde. Kızım Damla ile türk kahvesi eşliğinde yaptığımız sohbetlerin tadı hiçbir yerde yok. Takip ettiğimiz dizlerin yorumunu yapmak, tartışmak ayrı bir eğlence. Tipik bir aslan burcuyum. Başarısızlığa ve bilgilerini kendine saklayanlara tahammülüm yok. Yemeyi ve ayrıca yapmayı çok sevenlerdenim. Dünyaya yeniden gelsem kendi yaptığım yemekleri sunacak küçük bir göl manzaralı lokanta sahibi olmak isterdim. Karadenizli olduğumdan denizi olmayan bir şehirde yaşayamam. Yeşili, çiçekleri ve hayvanları çok severim. Köpeğimiz Lucky kaybolduğundan beri bir daha evde hayvan beslemedim. Birçok kadın gibi alışveriş yapmaktan, yeni yerler ve yeni tatlar edinmekten, bulunduğum her ortamda yeni yüzler tanımaktan mutluluk duyarım. Çikolatasız yaşayamam. Fotoğraf çekmek bir tutku benim için. Paylaşımdan korkmam. Benim gördüğüm güzellikleri başkaları da görsün isterim. Sürekli bir şeyleri fotoğraflarım. Her kötülükten veya olumsuzluktan bir ders çıkarılması gerektiğine inanırım. İyilik her zaman kazanır derim. Kazınır da. İyilikten vazgeçme… Temizlik gibisi yok. İyi ki de bulaşık ve çamaşır makinesi icat edilmiş. Yoksa ne yapardık:))) Eski olan her şey ilgimi çeker. Eski zamana yapılmış filmleri seyretmeye bayılırım. Tabak çanak almaya, bakmaya doyamadığım bir şey. Deterjan kokusu gibi yoktur. En büyük aç gözlülüğüm sürekli kitap almak. Hayatımdaki en önemli varlıklarım ilk önce biri sağ, biri sol gözüm olan çocuklarım. Ailem onlardan sonra geliyor. Hayatta her şeyin bir sıralaması varmış. Bu durumu anne olduktan sonra anladım. Anne olmak Allah’ın kadınlara bahşettiği en güzel şey olduğunu düşünüyorum. Canım annemi anne olduktan sonra daha fazla düşünüyorum. Zaten duygusalım, her şeye ağlarım ama anne olduktan sonra daha da hassaslaştım. En sevmediğim özelliğim kafamın içinde sürekli konuşmak ve duygularımı o an saklayamamak. Ben buyum işte. Adım Elmas. Bazılarında göre elmas gibi parlayan...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir