yagmurla-gelen-mutluluk

Yağmurla Gelen Mutluluk Kitap Yorumu

Selamlar millet!(:

Yepyeni bir kitap yorumuyla karşınızdayım ama önce minik bir duyurum olacak!

Ne kadar başarabilirim bilemiyorum ama bundan sonra kitaplar hakkındaki yorumumu daha ağır yapmaya çalışacağım. Çevirilerden, imla hatalarına kadar birçok konuya değinmeyi planlıyorum. Umarım başarabilirim! (:

Tanıtım Bülteni: 2014 Goodreads en iyi genç yetişkin kitabı adayı Yağmurla Gelen Mutluluk, farklılıkların aslında ne kadar abartıldığını ve sevginin karşısında hiçbir şeyin duramayacağını bir kez daha gözler önüne seriyor… Söz konusu aşksa, sıradan diye bir şey yoktur. Herkes Colton Neely’nin özel olduğunu düşünüyordu. Lilly Evans ise büyüleyici olduğunu…

Çocukluk arkadaşlarıyken bir kaza yüzünden yolları ayrılmıştı. Yıllar sonra buluştuklarında ise Lilly, Colton’ın ne kadar özel olduğunu ve onu daha fazla tanımak istediğini keşfedecekti. Ve Colton’ı tanıdıkça, ona daha çok bağlanacaktı.

Ancak Lilly, sevgisini kelimelerle ifade etmekte dahi zorlanan bu çocukla ilişkisini dilediği gibi yürütebilecek miydi?

“Bir gün oğlumun yaşamasını isteyeceğim türden bir aşk hikâyesi.”

-Qwen Salsbury, Çoksatan The Plan kitabının yazarı-

 

Veee geldik benim yorumuma;

Kitap hakkında aslında söylenecek çok da bir şey yok… Yalnızca birkaç saat içerisinde okunacak akıcı ve sevimli bir kitap.
Yazarın diline asla tek bir lafım yok! Ama çevirideki hatalardan mı, olayların üstün körü geçilmiş olmasından mı, nedendir bilemiyorum pek içime sinen bir kitap olmadı…

Asperger sendromu deniyor, özel bir sınıftan ve diğer ‘anormal’ çocuklardan bahsediliyor, bazı diyaloglarda bazı konular hakkında ip ucu veriliyor ama hastalık hakkında hemen hemen her şey okuyucuya bırakılmış, araştırması istenmiş belki de. Elbette bu da bir yöntem, ama o zaman okuyucuda araştırmak için ekstra bir merak uyandırılmalıydı…

Bunu çok üzülerek söylüyorum ama, kısacık bir kitap olmasına rağmen kaç hatayla karşılaştım, kaç cümle eksikti ya da yanlıştı, kaç kelime yanlış yazılmıştı sayamadım… Sanırım yayınevi çeviriden sonra hiçbir düzenlemeye gerek duymadan doğrudan basmış kitabı. Zaten günümüzün en önemli problemlerinden biri de bu: Yayınevleri, son okuma, redaksiyon denen şeylere zerre önem vermiyor, ‘okuyucu nasıl olsa alıyor’ algısı ile yazarların ve çevirmenlerin emeklerini yok sayıyor bence… Gerçi bu duruma Yabancı’nın kitaplarında hiç bu kadar çok denk gelmemiştim, sanırım bu kitabın şanssızlığı olmuş… :/

Devamını oku

 

Beğen & Paylaş:

Post Author: Aslı Yılmaz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir