yasamaacilanpencere

Yaşama Açılan Penceredir Kitap İstanbul Buluşması

Merhabalar
Bir önceki yazımda etkinlik öncesi neler yaptığımızı anlatmıştım. Şimdide etkinliğimiz nasıl geçti onu anlatmaya çalışacağım.
İlk önce bizi çok iyi ağırlayan Konak Hotel‘den bahsetmek istiyorum. Mekan sponsorumuz Konak Hotel İstanbul’un en bilinin yerlerinden biri olan Taksim’de. İki adet toplantı salonu bulunan Konak Hotel’de bize Bergama adlı salonlarını tahsis ettiler. Bizim için hazırlanmış olan solanlarında çay ve kahve, kurabiye ve meyvelerden oluşan ikramlıkları da tatmamız için  hazırdı.
Etkinliğimizi 14:00 gibi başlamayı seçmiştik. Şimdi yazarken düşünüyorum da, daha erken başlayıp daha geç bitirseymişiz. Üç saatlik zaman yetmedi bize:) Tadı damağımızda kaldı.
Biz üç arkadaş ve sosyal medyadan tanıdığımız ve yeni tanışacağımız yedi arkadaşla birlikte saat ikide birbirimizi tanıyarak etkinliğimizi başlatmış olduk.
Bir akış planımız yoktu. Her şey doğaçlama olsun, konu hep kitap olsun, bolca konuşalım istemiştik. tamda her şey istediğimiz gibi gerçekleşti. Konu kitap olunca ne çok konuşulacak konu, yorum, istek varmış. Bolca fikir alışverişinde bulunduk.
Beğen & Paylaş:

Post Author: elmaspiriltilari

Ve Ben… Kendime bazen şöyle diyorum: Güzeller güzeli iki çocuk annesi, öğrenci, ev hanımı ayrıca yetkili otomotiv servisinde çalışan arabaları çok seven bir müşteri danışmanı. Bu kadar uğraşın arasında, kitap okumak vazgeçemediğim bir tutkum. Oğlum Berke ile yaptığım etkinliklerden aldığım zevk paha biçilemez düzeyde. Kızım Damla ile türk kahvesi eşliğinde yaptığımız sohbetlerin tadı hiçbir yerde yok. Takip ettiğimiz dizlerin yorumunu yapmak, tartışmak ayrı bir eğlence. Tipik bir aslan burcuyum. Başarısızlığa ve bilgilerini kendine saklayanlara tahammülüm yok. Yemeyi ve ayrıca yapmayı çok sevenlerdenim. Dünyaya yeniden gelsem kendi yaptığım yemekleri sunacak küçük bir göl manzaralı lokanta sahibi olmak isterdim. Karadenizli olduğumdan denizi olmayan bir şehirde yaşayamam. Yeşili, çiçekleri ve hayvanları çok severim. Köpeğimiz Lucky kaybolduğundan beri bir daha evde hayvan beslemedim. Birçok kadın gibi alışveriş yapmaktan, yeni yerler ve yeni tatlar edinmekten, bulunduğum her ortamda yeni yüzler tanımaktan mutluluk duyarım. Çikolatasız yaşayamam. Fotoğraf çekmek bir tutku benim için. Paylaşımdan korkmam. Benim gördüğüm güzellikleri başkaları da görsün isterim. Sürekli bir şeyleri fotoğraflarım. Her kötülükten veya olumsuzluktan bir ders çıkarılması gerektiğine inanırım. İyilik her zaman kazanır derim. Kazınır da. İyilikten vazgeçme… Temizlik gibisi yok. İyi ki de bulaşık ve çamaşır makinesi icat edilmiş. Yoksa ne yapardık:))) Eski olan her şey ilgimi çeker. Eski zamana yapılmış filmleri seyretmeye bayılırım. Tabak çanak almaya, bakmaya doyamadığım bir şey. Deterjan kokusu gibi yoktur. En büyük aç gözlülüğüm sürekli kitap almak. Hayatımdaki en önemli varlıklarım ilk önce biri sağ, biri sol gözüm olan çocuklarım. Ailem onlardan sonra geliyor. Hayatta her şeyin bir sıralaması varmış. Bu durumu anne olduktan sonra anladım. Anne olmak Allah’ın kadınlara bahşettiği en güzel şey olduğunu düşünüyorum. Canım annemi anne olduktan sonra daha fazla düşünüyorum. Zaten duygusalım, her şeye ağlarım ama anne olduktan sonra daha da hassaslaştım. En sevmediğim özelliğim kafamın içinde sürekli konuşmak ve duygularımı o an saklayamamak. Ben buyum işte. Adım Elmas. Bazılarında göre elmas gibi parlayan...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir