Yediler’in Efsanesi – Üç Kapı Kitap Yorumu

 

“Kime hizmet ediyorsunuz? “

Martty bakışlarını yana çevirdi. Tore ‘nin nefes alamadığını görebiliyordu. Darius Bratt! Onları aşağı gönderen oydu, ona hizmet ediyorlardı. Acaba söylemeli miydi? Seni aramak için bir yıl boyunca aptal bir eğitimden geçirildik demeli miydi? “

 

Yediler’in Efsanesi Üç Kapı kitabında,  olaylar yüzyıllar öncesine dayanıyor. Firavun Büyücüleri’nin Musa peygambere yenilmesi sonucu, bir kavmin onların yerine geçmek isteyecek kadar hırslanması nedeniyle başlayan, günümüzde kimsenin bilmediği ve efsanenin ötesine geçmeyen bir savaş başlıyor. Ve o kavmin doğa üstü büyü güçleri ile insanlığa korku salması nedeniyle dönemin kralı tarafından bir mağaraya kapatılıyorlar. İşte bizim kahramanlarımız da bunun bir efsane olup olmadığını araştırmak için o mağaraya gönderiliyorlar.  

 

Bu 7 genc , diğer deyişle dört tam üç yarımdan tam gönüllüler yorucu bir eğitimden geçiyorlar. Tek bir görevleri var. Yediler’in Efsanesinin koca bir yalan olduğunu ispatlamak. Yüzyıllar boyu lanetlenen yeraltına inerek neler yaşıyorlar neler? Anlatmak yetmez okumak lazım…. Keyifli bir fantastik kitap okumak isterseniz, bu kitabi mutlaka alın. Yazarı Korhan Cankur hikayeyi öyle güzel kurgulanmış ki kendinizi o lanet yerde hissediyorsunuz ve okuduğunuz her cümle ile adrenalininiz git gide artıyor sonunu heyecanla bekliyorsunuz.

 

Kitap Minval Yayınları tarafından yayımlanmış. 430 sayfa. Sakin kafayla okuduğunuzda çabucacık bitmesi kaçınılmaz. Hayal gücünüzün sınırlarında geziyorsunuz her satırla. Bir Türk yazarın bu kadar detaylı fantastik yazabilmesi gerçekten çok sevindirici.  

Keşke film yapılsa…

 

Beğen & Paylaş:

Post Author: safagindunyasi

Eskiden bankacı, şimdi ev hanımı. Hüsnü ve Fikriye’nin kızı, Kemal ve Elif Miray’ın ablası, Ege ve Efe Deniz’in annesi Alp Tolga’nın eşiyim ben. Başıma ne gelirse gelsin , savaşmaktan asla vazgeçmem. Tam bir kova kadınıyım ama iyi niyetim beni üzdükleri an biter.Dışarıdan bakıldığında çok sakin ve sessiz olarak görülsem de görüntü sizi aldatmasın. Bir noktaya kadar sabreden, sonrasında tüm gemileri yakıp yeniden başlayacak kadar cesur biriyim. 41 yaşındayım, 41 kere maşallah demeyi unutmayın :) Doğduğumdan beri BeşiktAŞKlıyım. Küçüklükten beri günlük tutardım. Yine günlük tutuyorum ama internette :) Oğullarıma anılarımı bırakmak için kurduğum www.safagindunyasi.com blogunu yönetmekten ve orada paylaşımlar yapmaktan çok hoşlanıyorum. Ölene kadar da sürdürmek istiyorum. Ayrıca tarafsız satın alma rehberş+ yaşam portalı olan Bloggerlar Paylaşıyor 'un kurucusu ve editörüyüm.